Tahliye Taahhüdü İmzaladım, Çıkmak Zorunda mıyım?
- metekaantugtepe

- 6 Şub
- 2 dakikada okunur

Ev Sahiplerinin ve Kiracıların En Sık Yanıldığı Hukuki Detaylar :
Son dönemde kira bedellerindeki artış ve konut piyasasındaki daralma, ev sahibi–kiracı uyuşmazlıklarını ciddi biçimde artırmıştır. Bu uyuşmazlıklarda en sık başvurulan hukuki araçlardan biri tahliye taahhüdü olmakla birlikte, uygulamada bu belgenin geçerliliği çoğu zaman yanlış varsayımlar üzerine kurulmaktadır. Zira her imzalanan tahliye taahhüdü, kiracının tahliyesini otomatik olarak mümkün kılmaz.
Bu makalede, tahliye taahhüdünün hukuki niteliği, geçerlilik şartları ve uygulamada en sık yapılan hatalar ele alınmaktadır.
Tahliye Taahhüdü Nedir?
Tahliye taahhüdü; kiracının, kiralananı belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlenmesidir. Bu taahhüt, Türk Borçlar Kanunu m. 352 kapsamında düzenlenmiş olup, ev sahibine dava açmaksızın icra yoluyla tahliye imkânı sağlayabilecek güçlü bir belgedir.
Ancak bu gücün doğabilmesi, belirli hukuki şartların eksiksiz şekilde sağlanmasına bağlıdır.
Her Tahliye Taahhüdü Geçerli midir?
Uygulamada en sık yapılan hata, “imza atıldıysa tahliye kesindir” düşüncesidir. Oysa Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre:
Tahliye taahhüdü kira sözleşmesiyle aynı tarihte imzalanmışsa kural olarak geçersizdir.
Taahhüt, kiracının serbest iradesiyle, baskı veya zorunluluk altında kalmadan verilmiş olmalıdır.
Tahliye tarihi açık ve kesin şekilde belirtilmelidir.
Belgenin yazılı olması zorunludur.
Özellikle kiracının, evi tutabilmek için mecburen imzaladığı, kira sözleşmesiyle birlikte alınan taahhütler, mahkemeler tarafından çoğu zaman hukuki sonuç doğurmayan belgeler olarak değerlendirilmektedir.
Boş Tarihli veya Sonradan Doldurulan Taahhütler
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir diğer sorun, boş tarihli tahliye taahhütleridir. Kiracıdan imzası alınan, ancak tahliye tarihi sonradan ev sahibi tarafından doldurulan belgeler, ciddi ispat sorunları doğurur.
Kiracı, bu durumun varlığını ileri sürdüğünde:
Belgenin ne zaman ve hangi koşullarda imzalandığı,
Tarihin sonradan doldurulup doldurulmadığı,
bilirkişi incelemesi ve delillerle değerlendirilir. Bu tür taahhütler, çoğu dosyada geçersizlikle sonuçlanmaktadır.
Tahliye Taahhüdüne Dayalı Hak Ne Zaman Kaybedilir?
Ev sahibi açısından en kritik noktalardan biri de süre meselesidir. Tahliye taahhüdünde belirtilen tarihten itibaren 1 ay içinde:
İcra takibi başlatılmalı veya
Tahliye davası açılmalıdır.
Bu süre kaçırıldığında, tahliye taahhüdü hukuken geçerliliğini korusa dahi kullanılamaz hale gelir.
Kiracı Açısından Hukuki Savunma İmkânları
Kiracıların sıkça düştüğü yanılgı, tahliye taahhüdü imzalandığında hiçbir haklarının kalmadığını düşünmeleridir. Oysa:
Taahhüdün geçerlilik şartları,
İrade sakatlığı iddiaları,
Tarih ve düzenlenme şekli,
her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilir. Birçok dosyada kiracı lehine sonuç alınabilmektedir.
Sonuç: Tahliye Taahhüdü Mutlak Bir Güvence Değildir
Tahliye taahhüdü, doğru şekilde düzenlendiğinde ev sahibi için etkili bir hukuki araçtır; ancak usule aykırı şekilde alınmış veya yanlış kullanılan taahhütler, tahliye yerine uzun ve masraflı dava süreçlerine yol açabilmektedir.
Ev sahibi veya kiracı açısından hak kaybı yaşanmaması için, bu belgelerin imza aşamasında ve sonrasında hukuki denetime tabi tutulması büyük önem taşımaktadır.
Tahliye taahhüdü, kira artışı veya tahliye sürecine ilişkin somut durumunuzun hukuki değerlendirilmesi ve hak kaybı yaşamamak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
📞 +90 553 543 27 68
E-Mail / metekaantugtepe@hotmail.com



Yorumlar